Terry Gilliam’ın mükemmel bir senaryo ve örnek oyunculuklarla oluşturduğu doruklarda dolaşan bir deneyim; yaşadığımız dünyada dışladığımız çılgınlara, kendi dünyalarında yaşayanlara farklı bir gözle bakmamızı isteyen bir masal; Çağdaş sinemanın en etkileyici anları arasında yer alabilecek pek çok unutulmaz sahneye sahip olan bir başyapıt…
Stu Shepard, yolda yürürken bile asistanının yardımıyla iş bağlantıları yapan, bir saniye bile boş vakti olmayan parlak bir reklamcıdır. Sadece özel görüşmelerini belirlediği bir telefon kulübesinden yapmaktadır. Bir gün her zamanki gibi özel görüşmesini yaptıktan sonra kulübeden çıkarken telefon çalmaya başlar. Shepard, telefon kulübesine girip telefonu kaldırdıktan sonra bulunduğu yerde kalakalır. New York camın önünde akmaya devam etse de, o telefonu kapatamadığı için kulübeden dışarı çıkamaz. ...
Jim Carrey’nin en iyi performanslarından birini sunduğu The Cable Guy’da yönetmenliğe soyunan Ben Stiller, ya seyircinin çok seveceği ya da tamamiyle nefret edebileceği ilginç bir kara-komediye imza atmış. Steven Kovak, kız arkadaşı tarafından evden kovulmuş ve kendi apartman dairesine taşınmıştır. Evine kablolu bağlatmak isteyen Steven, kişilik bozuklukları olan görüp görebileceği en garip kablocuyla tanışır.
James Gregory’nin gerçek hayat hikayesinden beyazperdeye aktarılan bu öykü, Bob Graham ve James Gregory’un kitabından uyarlandı. Yönetmen koltuğunda ise daha önce Sefiller, Smilla ve Karlar gibi pek çok önemli edebiyat eserini beyazperdeye uyarlamış bir yönetmen, Bille August oturuyor. Filmde James Gregory, Güney Afrika’da yaşayan beyaz bir gardiyandır. Son derece ırkçı bir yaklaşımı olan James, hem özel hayatında hem de işinde siyahlara karşı son derece acımasız ...
Aykırı bir kişiliğe sahip olan Larry David, hayatı boyunca birçok aşk yaşamıştır. Şimdi de genç bir kadın ve ailesi hayatını karıştırmıştır. Avrupa’da çektiği dört filmden sonra Woody Allen tekrar New York’da. Hem de başrolde Larry David ile. Tipik bir Woody Allen filmi olan Whatever Works, basit konusu ilginç karakterleriyle yönetmenin hayranlarını yine mutlu edecek bir kara komedi.
Alice Harikalar Diyarı’nda yeniden çevriminde güçlü kız imajı baz alınarak Tim Burton tarafından seyircinin karşısına çıkarılıyor. Linda Woolverton’ın çocuk romanından uyarlanan yapım 17 yaşındaki Alice’in sosyeteye tanıtım partisinde beyaz bir tavşanı takip ederek kendini harikalar diyarında bulmasıyla başlıyor. Aslında 10 sene öncesinde de ziyaret ettiği yeri ikinci ziyaretinde hatırlamıyor bile.
Robert Redford’un yönettiği “Şike”, aynı yıllarda Amerika’da yaşanan gerçek bir olaydan uyarlanmış. Filmin, en iyi yönetmen ve film dahil 4 dalda Oscar’a aday olduğunu da ekleyelim. İdealist avukat Dick Goodwin yaptığı araştırma sonucu 1958 yılında “21″ isimli en çok izlenen bilgi yarışmasına şike karıştırıldığını öğrenir. NBC’nin yayınladığı popüler bilgi yarışmasında işçi sınıfından gelen ve haftalarca birinciliği kimseye kaptırmayan çirkin görünüşlü bir Yahudi olan Harbie Stempel, rakip ...
Yönetmen Ridley Scott’ın bu çok meşhur feminist yol filmi 1990′ların en iyi filmleri arasında çoktan yerini aldı. Bıçak Sırtı ve Alien’le birlikte yönetmenin en iyi işlerinden biri sayılan Thelma ve Louise, eşsiz bir senaryo ve kusursuz bir görüntü yönetimi ile gözalıcı bir yapım. Film 6 dalda Oscar’a aday gösterilmiş ve sonunda En İyi Özgün Senaryo ödülünü senaristi Callie Khouri’ye kazandırmıştı.
