Binlerce yıl önce Mısır’da, İmhotep baş rahibi ile firavunun gözdesi Anck Su Namun gizli bir aşk yaşamaktadırlar. Ancak sevgililer yakalandığında cezaları korkunç olur. Güzel kadın intihar eder, baş rahip ise Hom-Dai, yani Ölüler Şehri Hamunaptra’ya diri diri gömülmeye mahkum edilir. Korkunç ceza infaz edilirken, rahip geri döneceğine yemin etmektedir. 1923′te Amerikalı maceracı Rick, Hamunaptra’yı bulmak isteyen İngiliz kardeşlere rehberlik etmektedir. Kaypak Johnathan, hazinelerin hayallerini kurarken, Evelyn’in ...
The Book of Eli” Distopik bir gelecekte geçen aksiyon / Gerilim türünde bir yapım. Filmde güneş patlaması sonrası kavrulmuş dünyada sağ kalanların yaşam mücadelesinde Eli (D.Washington) adlı bir adamın yok olmanın eşiğine gelen insanlığı kurtaracak olan bir kitabı koruma mücadelesini anlatıyor.
Lanetli bir yazar olan Lawrence Talbot, kardeşinin yok olmasından sonra ailesinin evine geri döner. Ayrı yaşadığı babasıyla tekrar bir araya gelir ve birlikte kardeşini aramaya başlarlar. Kendisini bekleyen korkutucu kaderin farkına varır. Talbot’nun çocukluğu annesi öldüğü gece bitmiş. Sakin, küçük Blackmoor köyünü terk ettikten sonra, yıllarca bu olayı unutmaya çalışmış. Ancak yıllar sonra kardeşinin nişanlısından (Gwen Conliffe) gelen kayıp haberi onu kaybolan kardeşini aramak için bu ...
Genç bir çift evlerindeki paranormal olaylardan şüphelenmeye başlar. Bir kamera sistemi kurarak gece uyuduklarında neler olup bittiğini kaydetmeye başlarlar.
Son derece basit bir hikayeye ve Blair Cadısı mantığına sahip olmasına rağmen şimdiden gelmiş geçmiş en korkunç filmlerden biri olduğu söyleniyor.
Hayatınızda herşeyin değişmesi için 72 saat oldukça yeterli bir süredir. Kaliforniya’da yaşayan bir grup gencin hayatlarının üç gün içinde nasıl kontrolden çıkabileceğini anlatan Alpha Dog, tüm yaşananların izini sürmektedir. Beyaz Şeytan’da senaristliği ile John Q ve The Notebook’da da yönetmenliği ile başarılı çalışmalara imza atan Nick Cassavetes, yine bir uyuşturucu hikayesi ile ama bu kez günümüzün gençlik kültürü üzerine söylediği sözlerle de beyazperdeye geliyor.
Film, Birinci Dünya Savaşı’nda Rus Kraliyet Donanması’nda görevli Amiral iken Bolşevik Devrimi’nin ardından Beyaz Ordu’nun komutasına geçip Bolşevik’lere karşı savaşan Aleksandr Vasiliyevich Kolchak’ın duygusal ilişkisini konu edinirken aynı zamanda Rus Tarihi’ne farklı bir açıdan yaklaşıyor. Bolşevik Devrimi’ni ve Komünist Yönetimi yanlı bir şekilde eleştirdiği iddia edilen film, vatan haini olarak addedilen Amiral Kolchak’ı kahraman olarak gösteriyor olması sebebiyle tepkilere yol açtı. Özellikle Rus Tarihçiler tarafından ...
Nazi dönemine farklı bir bakış. Film savaştan önceki kısa süre öncesinden başlayıp soykırımın başına kadar olan kısmı kapsıyor. Yazdığı kitapla Führer’in ilgisini çeken bir profesörün istemeden dahil olduğu hayatını anlatıyor. Viggo Mortensen yine rolünün hakkını veriyor.
Birçok ödüle layık görülen film, Anna Gavalda’sın Ensemble, c’est tout adlı romanından beyazperdeye uyarlanmıştır.
Camille, boş zamanlarında çizimler yapan, Paris’te bir tavan arasında yalnız bir hayat süren bir temizlikçidir. Bir gün utangaç postkart satıcısı Philibert ile tanışır. Philibert dış dünyaya olabildiğince kapalı bir yaşam sürmektedir. Hatta, onun alışveriş gibi işlerini bile antikalarla dolu büyük evinde birlikte yaşadığı kiracısı Franck halleder.
