Pulitzer ödüllü Michael Cunningham romanından uyarlanan film, farklı dönemlerde yaşayan üç kadını Virginia Woolf ve ünlü kitabı Mrs. Dalloway ile bağlantılı olarak ele alıyor.
İlk kadın doğal olarak Woolf’un kendisidir. Hastalıklarla dolu sancılı bir yaşam geçiren Woolf, Mrs. Dalloway’i yazmaktadır; fakat depresyon nedeniyle sık sık hayatla bağları gevşemekte, intaharın eşiğine gelmektedir. 1949 yılında hamile bir ev kadını eşine bir doğumgünü partisi hazırlamanın eşiğindeyken, okumakta olduğu Mrs. ...
İtalya’nın kuzeyindeki bir kilise, gerçekleşen vahşi bir cinayetle karışmıştır. Çalışkan ve saygın bir rahip olan William, genç çömezi Adso ile birlikte araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilir.
Kilisedeki rahipler, cinayetin şeytanın işi olduğuna ve kilisenin lanetlendiğine inanmaktadırlar. Cinayetlerin devamı gelince, bu inanış giderek güçlenir. William, yaptığı araştırmalar sonucunda, limon suyuyla parşömene yazılmış gizli bir not bulur. Notta, uğruna cinayetler işlenebilecek bir kitaptan bahsedilmektedir.
Australyalı piyanist David Helfgott’un gerçek hayatını anlatan filmde, David’in çocukluk döneminden başlayarak gördüğü baba baskısına karşı çaresiz kalışı konu ediliyor. David, müziğe karşı çok yetenekli bir çocuktur ve müthiş derecede piyano çalma yeteneğine sahiptir. Ancak babası onun en küçük hatasını bile affetmeyecek kadar katı yüreklidir. Bu baskılara dayanamayan David, evden uzaklaşır ancak yıllar sonra yine babasını arar.
Kapanmanın eşiğinde olan bir kömür madeninin madensel üflemeli çalgılar orkestrasını odağına alan 1996 yapımı ingiliz filmi. pete postlethwaite yönetimindeki orkestra ulusal yarışmada birinciliği amaçlamaktadır. ewan mcgregor orkestra üyesi genç bir işçidir. tara fitzgerald ise rahmetli bir orkestra üyesinin kızını canlandırmaktadır, uzun yıllar büyük şehirde yaşadıktan sonra madenin kapanıp kapanmaması hakkında verilecek karar için bir rapor hazırlamak göreviyle kasabaya dönmüş aynı zamanda orkestraya da katılmıştır. ikilinin ...
New York’ un küçük İtalyası’ ndaki bir mahalle içi barın sahipleri olan Tony ve Michael için gelecek parlaktır, fakat Charlie için aynı şey geçerli değildir.
Charlie, amcası için çalışmaktadır ve onunla da sevgilisi epilepsi olduğundan dolayı sorunlar yaşar. Aynı zamanda sevgilisi sayesinde tanıştığı Johnny Boy amcasına sorun çıkaran, güvenilmez.
Charlie’nin amcası Giovanni, ona ilk adım olarak bir restaurant işletmeyi teklif ettiğinde, Charlie güç sahibi olma arzusu, aşkı ...
1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos’un gerçek hikayesi. Yakalandıktan sonra, 1992′de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos’un öyküsü, ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin cesedi bulunamamıştı.
Bir hata sonucunda yanlışlıkla hüküm giyen Ray Gibson (Eddie Murphy) ile Claude Banks’ın (Martin Lawrence) hapishane duvarları arasında geçen 55 yıllık yaşam yolculuğunu ve tükenmeyen umutlarını konu alan film, bazen dramatik gerçekçiliğe bazen de kahkahlara ağırlık vererek kendi yolunda devam eden bir çalışma.
The Passion, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki son 12 saatini detaylı bir şekilde anlatıyor. Mel Gibson, dindar bir sinemacı olarak yaşamının en büyük projelerinden birine soyundu. Yönetmenliğini üstlendiği film için uzun bir araştırma yaptığı biliniyor. Filmin dönemin atmosferine aynen yansıtmasını isteyen Gibson, filmi de Latince ve Aramca çekti.
